Sürdürülebilir Moda Gezegeni Kurtarabilir!

Sürdürülebilir Moda Gezegeni Kurtarabilir!



Moda endüstrisi Dünyanın en güçlü, baskın, yaygın ağa sahip sanayilerinden bir tanesi. Yüzyıllardan beri süregelen bu sektör sanayileşme ile birlikte devleştikçe devleşti ve tatlı gezegenimizi yutmaya başlayan ve yeniden yapılandırılması gereken bir hal aldı. Fast fashion olarak adlandırılan, ortalama 5 defa kullanım standartlarında üretilen, uygun fiyatlı, sürekli tüketim döngüsü içinde kalmaya zorlayan trend tekstil ürünleri hayatlarımıza yerleşmiş durumda. Bu hızlı tüketim de doğal kaynakların kirlenmesine, su kaynaklarının ciddi oranda kullanılmasına, karbon ayak izi bırakmaya, ucuz iş gücüne, düşük kaliteli malzeme ve sağlığa zararlı kimyasal maddelerin kullanımına neden olmakta. Yani sıradan bir tshirt üretilirken dahi, pamuğun hasadı ile başlayan süreçte, bu ham maddelerin ülke ülke gezerek iplikten kumaşa dönüşüm aşamasında salgılanan lojistik kaynaklı gazların verdiği zararı düşününce zararın boyutunu da anlayabiliyoruz. Kullanılan kimyasal boyaların atıkları, tekstil ürünlerinin boyanma adımından sonra aşırı su tüketerek yıkama işlemine alınması da kirli moda sektörünün gerçeklerinden.

Polyester bazlı kumaşların ise zararları saymakla bitmiyor. Hem insan sağlığına hem de çevreye verdiği en büyük zararlardan bir tanesi mikroplastik sorunu. Polyester bazlı tekstil ürünleri çamaşır makinesinde her yıkandığında doğaya zararlı mikro parçacıklar su yoluyla karışmaya devam ediyor. Ayrıştırma yapılamayan şehir sularından okyanuslara ulaşan maddeler su canlılarının yaşamını riske sokuyor. Bu sebeple zaten moda endüstrisi gezegeni zehirleyen en büyük 2. sektör sayılıyor. Ve büyük şirketler bu zarardan ciddi kâr elde ediyor. Modanın öncü firmalarının satılmayan sezon sonu ürünleri yakarak imha etmesi de verilen zararı ve etik dışı politikaları gözler önüne sermektedir.

2013 yılında Bangladeş'te yaşanan tarihin en büyük iş kazalarından sayılan tekstil fabrikasının çökmesi ve birçok insanın yaşamını yitirmesine sebep olan olay sonrası gözler tekrardan moda endüstrisine kaymış oldu. Çalışanların güvensiz koşulları, adaletsiz gelir dağılımı, gelişmemiş ülkelerde tekstil fabrikalarında çalışan çocuk işçiler ve günlük yevmiyesi neredeyse 1 Amerikan Doları dahi etmeyen yüzbinlerce tekstil işçisi tekrar gündeme geldi. Koşulların iyileştirilmesi için topluluklar oluşturuldu. Aynı zamanda moda devlerinin canlı yaşamına verdiği zararlar raporlandı. Uluslararası bir bilinçlendirme hareketi başlatıldı. 'Moda Devrimi'  hareketi sayesinde şeffaflık kavramının tekstil sektörü için ne kadar önemli olduğu kanaati verildi. Satın alınan tekstil ürünlerinin etiketlerine kim tarafından yapıldığına, hangi koşullarda üretildiğine dair bilgilendirme notları eklendi. Amaç tüketiciye farkındalık kazandırmak ve hızlı tüketimin bir nebze de olsa hızını kesebilmek idi. Bunu yaparken de firmaların çalışma koşullarını iyileştirmesi hedeflendi.

Sürdürülebilir moda kavramı ise tam olarak bu dönemde yerini buldu desek yanlış olmaz. Ya da daha geniş bir kitle tarafından duyuldu, benimsendi. Temelleri ise aslında çevre hareketi ile atılmış oldu. Özellikle 90'lı yıllarda pamuk, elyaf, naylon gibi maddelerin çevreye verdiği zararı analiz edebilmek için çalışmalar yapılmaya başlandı. Daha iyi ve zararsız alternatiflerin olup olmadığı araştırıldı. Doğaya verilen tahribatın minimuma indirgenmesi için yöntemler geliştirildi.

Sürdürülebilir moda kaliteli malzeme, sağlıklı pigmentler, uzun yıllar kullanım imkanı sunan ürünler, bilinçli tüketim, sıfıra yakın atık miktarı, etik çalışma koşulları gibi bir çok başlığı kapsamaktadır. Tüketiciyi, çevreye, canlı yaşamına, insan sağlığına, etik değerlere zarar veren endüstri ürünlerinden binlerce almaktansa, kaliteli ve uzun ömürlü aynı zamanda da doğayı katletmeyen ürünleri almaya yönlendirmektedir.

Ürünlerin ömürlerinin uzatılması, daha geç atığa dönüşmesi, dönüştürülebilmesi çalışmaları yapılmıştır. Çok fazla su tüketimi gerektiren ürünlerin azaltılması gerektiği savunulmaktadır. İkinci el kıyafetler ve onarılabilen ürünlerin tüketici ile buluşturulmasının önemini vurgular. Kıyafet değişim uygulamalarının geliştirilmesi, satın alma yerine var olanın değerlendirilmesi, ürünün hangi koşullarda üretildiğinin bilinmesi ve bu doğrultuda tüketilmesi, organik materyaller ile üretilen ürünlerin tercih edilmesi önümüzdeki on yıl içerisinde çevreye verilen zararın %70 oranında azalmasına yardımcı olacaktır sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma koşullarının iyileştirildiği, çalışanların sağlığa zararlı kimyasallardan korunması, ucuz iş gücü yerine etik ticari ilişkilerin geliştirilmesi de sürdürülebilir modanın hedeflediği konulardır. İnsana ve doğaya saygı temel ilkedir.

Hızlı moda kavramına karşı sürdürülebilirliği savunan şirketler ve kuruluşlar; Fashion Revolution, Fashion Act Now, London College of Fashion, Eco Age, Notion Kolektif, World Fair Trade Organization, Monsoon başta olmak üzere birçok bağımsız oluşum da sürdürülebilir moda üzerine bilinçlendirme çalışmaları yapmaktadır.

← Eski Yazılar Yeni Yazılar →

ClandestinoBlog

RSS
Günlük Giyimde Bohem Stil Kullanımı

Günlük Giyimde Bohem Stil Kullanımı

Bohem stil, özgürlük ve bireysel ifadeyi vurgulayan, geleneksel giyim kurallarını yıkarak kendi benzersiz tarzınızı oluşturmanıza olanak tanıyan bir moda anlayışıdır. Etnik desenler, rahat kesimler, doğal...

Devamını Oku
Otantik Takılarda Neler Popülerdir? Otantik Takılar Nasıl Kombinlenir?

Otantik Takılarda Neler Popülerdir? Otantik Takılar Nasıl Kombinlenir?

Otantik takılar, kültürlerarası bir estetiğe sahip olup, bireylerin kişisel stilini ifade etmelerine olanak tanıyan değerli aksesuarlardır. Bu takılar, bohem, etnik, ve geleneksel unsurları harmanlayarak, her...

Devamını Oku